vampir

Anadolu’da vampir kavramı pek görülmez. Gulyabani, çarşambakarısı, karakoncolos gibi farklı hortlak inanışları varken cadılık ve vampirlik kendine yer edinememiştir. Yine de sizler için olası vampir nedir sorusuna cevap aradık.

  1. Öldükten sonra dirildiği düşünülen vampirlerle ilgili ilk kanıt Babil yazıtlarından elde edilir. “Normal insanlardan farklı yerlere gömülür, mezarı taş ile doldurulur” tezini destekleyen, Bronz çağına tarihlenen ilk iskelet ise Prag’da bulunur.
  2. Kan ile beslenen insanlarda, gaz yapan bakteriler çokça bulunduğundan; vampir cesetleri normal bir cesede göre çok fazla şişerdi. Sonrasında vampirlerin damarları patlar ve ölüleri kıpkırmızı olurdu.
  3. Vampirlerin hayvanlar üzerinde kontrolü bulunduğu ve sıçan, yarasa, baykuş, tilki, güve ya da kurt biçimlerini alabileceği söylenir.
  4. Orta Çağ’dan kalma belgelere göre dönemin insanları topraktan çıkmasından korktukları için vampirleri yüz üstü gömerlerdi. Böylece vampir kazdıkça daha çok dibe gidecek ve oradan da cehenneme inecekti.
  5. Vampir olduğu düşünülen ve iyice şişmiş ölülerin omuz, bacak ve diğer eklem bölgelerine kazıkla delik açılırdı. Bu delikten bağırtı gibi bir ses çıkaran gaz, vücudu terk ederdi. Bu sese Vampir’in Çığlığı denmekteydi.
  6. Çığlığın duyulmasının ardından cesedin göğüs kafesi açılır, Vampir Avcıları vampirin kalbini sökerlerdi. Bu kalbi odun ateşinde yakıp sonra da bir kadehte külünü suya karıştırıp içerlerdi.
  7. Kişinin vampir olduğuna dair halen bir şüphe bulunuyorsa, mezardan çıkarıp haftalarca çürüyor mu diye beklenirdi. En sonunda kişinin vampir olduğu tamamen anlaşılınca tekrar gömülür, göğsüne bir kazık saplanırdı.
  8. Büyükçe bir kalastan haç, vampir mezarının başına sabitlenirdi. Vampirin adı çakı ile haçın üzerine kazınırdı. Elbisesinden de bir parça koparılarak kalasın üzerine çivilenirdi.
  9. Ölmeden önce vampir tarafından ısırılan kişiye zorla vampirin külüyle karıştırılmış su içirilirdi. Bu da olmazsa vampirin kanına bastırılmış ekmek yedirilirdi. Vampir kanı sık ele geçmediğinden ilk yöntem daha çok tercih ediliyordu.
  10. Vampirlerin göz altları, kanla beslenmelerinden dolayı çürür ve vücudun bazı yerleri morarırdı. Hep siyah giysi ile dolaşmaları bu yüzdendir. Öldürüleceklerini iyi bildiklerinden ara sıra insanların iç organlarını da yiyerek iyileşmeye çalışırlardı.
  11. Yaşamış en ünlü ‘gerçek vampirlerden’ biri, güzelliğini koruyabilmek adına genç kızlara işkence ederek etlerini ısıran ve kanlarında banyo yapan Kontes Elizabeth Bathory’dir (1560 – 1614).

Vampir nedir?

III. Vlad olarak da bilinen Kazıklı Voyvoda, insanları kazığa oturtarak veya kafalarını çivileyerek öldürtürdü. İnsanların kanlarını fıçıya doldurarak şarap niyetine içtiğine inanılırdı. Öldürüldükten sonra mezarı boştu ve halen cesedinin bulunmadığı da söylenceler arasında.

Araştırmalar kanla beslenen insanların damar çürümelerine yatkınlığını tespit etmiş. Bu haldeki vampirler, kan emdikten saatler sonra tarifsiz acılar çekerdi. Zira kan dokuları dolaşır ve farklı gruplarda olabildiğinden, diğer kanın zararına yol açardı. Bu da organları çürütürdü.

vampir-bilgi

Sarımsak, kutsal su yahut haç vasıtasıyla tehlikeleri atlatamayan köylüler, suçluyu bulabilmek için daha farklı yollara giderdi. Mezarlık çevresine kül serperek vampir ayak izlerini takibe çalışır ya da cinleri görebilen ve ölümsüzlerin bulundukları yerlere huzur getiren hayvanlar olarak bilinen kara horozları salarlardı. Ancak tüm çabaların işe yaramadığı da olurdu.

Tüm topluluklarda kuşkulu bulunan ölüler, yakınlarına mezar başların büyük zahmetler verirdi. Mezarlarında savunmasız olduklarından, topuk ve dizlerindeki damarlar kesilerek üstlerine taşlar atılır veya doğrudan tabuta çivilenirlerdi. Belgelere göre Romenler, kısa süre öncesine kadar ölülerinin arkalarına bir diş sarımsak iliştirir ve ayaklarını iple sabitleyerek defne-derdi. Dalmaçya’da ise bu işi görev edinen bazı kontrol grupları, yine birkaç senede bir mezarlıklara giderek şüphelilerin gerçekten çürüyüp çürümediğine bakarlardı. Eğer eti hala diri görünüyorsa kalbine bir kazık çakılır ve diğer dünyada huzur bulması umulurdu.

Vampir hakkında bilgiler:

Ceset tahripleri, on sekizinci yüzyıl ortalarında Avrupa’da öyle sapkın bir hal alır ki bazı yöneticiler cesetlerin mezardan çıkarılmasını önlemek için yasalar çıkarır. Vampir olduğundan şüphelenilen birinin ağzına, cesetlerini yememesi ya da yaşayanlara saldırmaması için taş konulması sıra dışı bir durum değildi.

vampir-nedirOlayları tıbbi olarak izah etmek isteyen Bilim insanları; vampir inançlarını bazı egzotik hastalıklarla da ilişkilendirir. Delirme esnasında ortaya çıkan beklenmedik saldırı nöbetleri, metabolizma bozukluğuyla meydana gelen Porphyria hastalığının özel bir türüne işaret edebilirdi. Işığa karşı duyarlılık gösteren Porphyria hastalarında çok az miktarda hemoglobin oluştuğundan yüzler soluklaşır ve dişetleri de kanardı.

Hristiyanlık dönemleri öncesi vampirleri gönderme yöntemleri arasında; akdiken dalları, sarımsak, üvez ağacı (daha sonraları haç yapmak için kullanıldı), ateş, kapıya tohum dökme, mezar küreğiyle baş kesme, tuz (korunma ve saflıkla bağlantılı), çan, demir, horoz ötmesi, akan su, nane şekeri ve vampir olduğundan şüphelenilen birini dört yol ağzına gömme metotları da vardı.

Porphyria (aynı zamanda vampir ya da Dracula hastalığı da denir) adı verilen nadir bir hastalık, güneşe aşırı hassasiyet ve bazen kıllanma gibi vampire özel semptomlar gösterebilir. Ekstrem durumlarda dişler koyu renk alır ve sonunda hasta akli melekelerini bile yitirebilir.

  • Araştırmacılar; İngilizcesi ‘vampire’ olan kelimenin Macarca vampir ya da cadı manasına gelen eski Türkçe upior, upper, upyr kelimelerinden geldiğine inanır. Çocukluğumuzda sıkça izlediğimiz Susam Sokağının vampir kuklası Count von Count, gerçek bir vampir mitine dayanır.
  • Bir vampirin zarar vermesini engellemek için önerilen yollardan biri kapı önüne herhangi bir tohum veya pencere önüne balık ağı bırakmaktır. Vampirler kendilerini tohumları ya da ağdaki delikleri saymaya zorunlu hissederler ve bu durum güneş doğana kadar onları oyalar.
  • Denizkızları da vampire dönüşebilir ancak onlar kurbanlarının kanını değil nefeslerini emer.
  • Aynı zamanda düşmanlarının kanının içine ekmek banıp yemesini de seven Kazıklı Voyvoda 1476 senesinde cinayete kurban gitmiş olsa da yukarıda da belirttiğimiz gibi mezarının boş olduğu söylentileri vardır.

boy-vampireSon yıllarda çocuk edebiyatının en popüler vampiri, vejetaryen bir vampir olarak mutlu biçimde hayatını sürdüren sevimli tavşan Bunnicula’dır. Bazı tarihçiler Prens Charles’ın da doğrudan Dracula’nın oğlu olan Kazıklı Voyvoda’nın soyundan geldiğini söylemektedir.

Folklorik inanışın aksine; vampirler sadece ısırılarak vampir olmazlar. Bir zamanların kurt adamları, büyücülük yapanlar, aforoz edilenler, intihar edenler, yasaklı çiftlerin gayri meşru çocukları veya vaftiz edilmeden ölenler de vampir olabilir. Bununla beraber kurtların öldürdüğü bir koyunun etinden yiyen, yedinci çocuk olarak dünyaya gelen, bir vampirin beğendiği hamile bir kadının çocuğu olan, gömülmemiş bir cesedin üzerinden geçen bir rahibe, dişli doğan ya da gömülmeden cesetleri üzerinden bir kedi atlayan herkes vampire dönüşebilir.

Balkanlarda belli bölgeler bal-kabağı veya karpuz gibi meyvelerin on günden fazla dışarıda kalması ya da yeni yılda tüketilmemesi halinde vampire dönüşebileceğine inanır. Vampir balkabağı ya da karpuzlardan dişsiz oldukları için genelde korkulmazdı. Meyvelerin üzerinde görülebilen kan vampire dönüşebileceğine dair bir işaret olarak algılanır.