Savurganlık sadece kişilerin değil hem ailelerin hem de toplumların büyük bir kanayan yarasıdır. özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda savurganlık sonucu oluşan zararlar uzmanlarca hesaplandığında muazzam rakamlara ulaşılmaktadır. Savurganlık kısaca tanımlanması gerekirse gerek olmadığı halde yapılan tüketim ve alışverişler ile gıdaların sebepsiz ve zevk için haddinden gereğinden fazla tüketilmesi şeklinde önümüze gelmektedir.

Ülkemizde Ak akçe karagün içindir diye bir atasözü vardır. Bu atasözü aynı zamanda savurganlığın ileride insanın başına gelebilecek felaketlerini çok iyi anlatmaktadır. Savurgan ve gelecek için hazırlık yapmayan her türlü kaynağı arsız bir şekilde harcayan kişilerin ya da toplumların başına neler gelebileceğini bizlere hissettiren bir atasözümüzdür.

Özellikle dünya üzerinde geri kalmış ülkelerden gelen haberler ve fotoğraflarda insanların hemen hemen hiçbir temel yaşam kalemlerine ulaşamadıkları ya da kalitesiz bir şekilde ulaştığı ancak dünyanın başka bölgelerinde ise israf ve aşırı gıda tüketimi sebebi ile problem yaşayn insan profillerinin yer alması oldukça düşündürücü ve aynı zamanda da üzücüdür.

Bir çok sivil toplum örgütü ise bu savurganlığın önüne geçmek için bir çok çalışma yaparak toplumda bir farkındalık yaratmaya çalışmaktadır. Bu tarz çalışmalara özellikle geleceğin sahibi gençlerin ve çocukların katılımı mutlak suret ile teşvik edilmelidir.

Maddeler halinde savurganlığın zararlarını sıralayacak olursak;

— Toplum savurganlıktan büyük maddi ve manevi zararlar görür.
— Hem toplum hem de aileler hızlı bir şekilde fakirleşebilir
— Umutsuzluk ve çaresizlik duygusu topluma yayılabilir.
— Zaman içerisinde mal ve mülk kayıpları zirve yapar.
— Kaynakların hızlı bir şekilde tüketilmesine sebebiyet verir.
— Hem insanoğlu hem de doğa için büyük yıkımlara sebebiyet verebilir.