İngilizce bir kelimedir ve sıfat olarak “çıplak, örtüsüz, açık, yalın, silahsız” vb. anlamlara gelir.

Naked kelimesiyle kullanılan deyimler

as naked as a jaybird: anadan üryan, tamamen giysisiz olma durumu.

naked as the day you were born: anadan doğma, tamamen üryan.

look to naked eye: çıplak gözle bakmak.

stark naked: tamamen çıplak kalmak.

Sözluk Anlamı

naked

naked teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

1- çıplak Çıplaktım.I was naked.
2- kuru
3- kaplamasız
4- şallak
5- süssüz
6- (Ticaret) teminatsız
7- silâhsız
8- çaresiz
9- yalçın
10- üryan
11- sade
12- savunmasız
13- geçersiz
14- anadan doğma Harun, anadan doğma çıplaktı.Harun was as naked as the day he was born.
15- {s} salt
16- {s} yalın
17- naked
18- {s} yalın, açık
19- naked ape insan
20- stark naked çırılçıplak
21- the naked eye çıplak göz
22- the naked truth salt gerçek
23- ispatsız
24- cıbıl
25- sivil
26- (Ticaret) teminat
27- cıbıldak
naked as a jaybird
(Argo) çırılçıplak Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I’d like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
naked as a jaybird
(Argo) anadan üryan
naked writer
(Ticaret) alivre opsiyon satıcısı
naked eye
çıplak göz Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Harun’un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Harun’s fingers.
naked man
çıplak adam
naked micro
çıplak mikro
naked woman
çıplak kadın
naked ape
insan
naked bond
(Ticaret) teminatsız sözleşme
naked confession
(Kanun) yalın itiraf
naked contract
(Ticaret) tek yönlü sözleşme
naked contract
(Ticaret) karşılıksız sözleşme
naked debenture
(Ticaret) çıplak tahvil
naked electrode
örtüsüz elektrot
naked fact
çıplak gerçek
naked facts
acı gerçekler
naked figure
(Sanat) çıplak figür
naked flooring
(İnşaat) çıplak döşeme
naked lamp
(Madencilik) açık alevli lamba
naked lamp
(Madencilik) yalazlı ışıtaç
naked mole rat
(Hayvan Bilim, Zooloji) tüysüz köstebek faresi
naked option
(Ticaret) çıplak opsiyon
naked root planting
(Çevre) çıplak köklü fidan dikimi
naked tree
(Tarım) yapraksız ağaç
naked truth
salt gerçek
naked wall
(İnşaat) sıvasız duvar
naked wall
(İnşaat) çıplak duvar
by the naked eye
Çıplak gözle Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Harun’un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Harun’s fingers.
completely naked
(Argo) anadan doğma Harun, anadan doğma çıplaktı.Harun was as naked as the day he was born.
completely naked
çırılçıplak Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I’d like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
nakedness
yoksunluk
stark naked
dımdızlak
stark naked
anadan üryan
stark naked
çırçıplak
stripping naked
soyma
stark naked
anadan doğma Harun, anadan doğma çıplaktı.Harun was as naked as the day he was born.
the naked eye
çıplak göz Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Harun’un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Harun’s fingers.
buck naked
buck çıplak
fleece so. naked
fleece öyle. çıplak
half naked
yarı çıplak Harun yarı çıplaktı.Harun was half naked.
nakedly
çıplak olarak
nude, naked model
Çıplak çıplak model
to make naked
çıplak yapmak
with the naked eye
çıplak gözle Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Harun’un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Harun’s fingers.
appear naked
çıplak görünmek
be left naked
çıplak bırakılmak
buck naked
{k} çırılçıplak Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I’d like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
buck naked
tamamen çıplak
entirely naked
tamamen çıplak
happen to see naked legs
frikik yakalamak
mother naked
{s} anadan doğma Harun, anadan doğma çıplaktı.Harun was as naked as the day he was born.
mother naked
{s} çırılçıplak Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I’d like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
nakedly
açıkça
nakedness
çiplaklik
nakedness
çıplaklık
nakedness
(isim) çıplaklık
nakedness
{i} çaresizlik
nakedness
{i} yalınlık
shop naked
online alışveriş yapmak
swimming naked
çıplak yüzme
the king is naked
kral çıplak Kral çıplak!The king is naked!
the naked truth
salt gerçek