Mücrim Nedir?

MücrimAsıl anlamı, ağaçtan meyveyi olgunlaşmadan önce kesmek, koparmak anlamındaki “cürm” kelimesinden türemiş bir isim olan mücrim, suç, cinâyet, yalan vb. her türlü çirkin, zulüm ve günah olan söz, fiil ve davranışları işleyen kimseye denir. Bu kavram, Kur’ân’da 55 defa geçmiş ve şer, suç, günah ve zulüm fiillere sevk etmek (Mâide, 5/2, 8; Hûd, 11/89), suç işlemek (Sebe’, 34/25) çoğunlukla şirk, küfür, nifak ve isyan anlamında kullanılmıştır. Âyetlere inanmayanlara (En’âm, 6/124), âyetleri (A’râf, 7/40), peygamberleri (En’âm, 6/147), hakkı (Mürselât, 77/45), âhireti (A’râf, 7/40, 44-45) ve cehennemi (Rahmân, 55/43) yalanlayanlara, âyetlere (Yûnus,10/75) ve imana (Câsiye, 45/31) karşı büyüklenenlere, peygamberle alay edenlere (Hicr, 15/11-12) ve onlara düşmanlık edenlere (Fürkân, 25/31), Allah’tan (Hûd, 11/52) ve Kur’ân’dan (Secde, 32/22) yüz çevirenlere, müminlerle alay edenlere (Mutaffifîn, 83/29-30), kâfirlere (Enfâl, 8/7-8), müşriklere (En’âm, 6/55), münafıklara (Tevbe, 9/66), zâlimlere (A’râf, 7/40-41), Firavun ve taifesine (Yûnus, 10/75, 82) ve helâk edilen, toplumlara (Yûnus, 10/13; Hûd, 11/116) “mücrim” denilmiştir. Mücrim kelimesinin geçtiği âyetlere bütün olarak bakıldığı zaman, Allah ve peygamberin yasakladığı her türlü sapık inanç, kötü ve günah olan söz, fiil ve davranışları işleyenlere, ilâhi irâdeye başkaldıranlara, İslâm’ı kabul etmeyenlere mücrimler (mücrimîn) denildiği anlaşılmaktadır. Kur’ân’da mücrimlerin; âhirette yüzü koyun ateşe sürülecekleri (Kamer, 54/47-48), cehennemde (Tâ-hâ, 20/74) şiddetli bir azap içinde (En’âm, 6/12) kalacakları ve yüzleri kapkara olacağı (Tâ-hâ, 20/102) bildirilmiştir.