Dokuzuncu Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Memluk Devleti ile yapıldı. 24 Ağustos 1516’da Halep’in kuzeyinde gerçekleşen bu savaş sonucunda Suriye, Lübnan ve Filistin Osmanlı topraklarına katıldı. Boğucu bir yaz sıcaklarında yapılan muharebeden sağ çıkan Memluk kuvvetleri; Halep, Hama, Humus ve Şam tarafına doğru kaçtılar. Takip edilen Memluk kuvvetlerinden ele geçirilenler imha edilerek, Kuzey Suriye tamamen kontrol altına alındı.

Memlük elçisi, pespaye bir vaziyette, tıraş edilmiş ve cılız bir beygire bindirilerek “Muharebe için hazır olun” mesajı ile birlikte geri gönderilmiştir.

Sünni nüfusa sahip olan kentler, Yavuz Sultan Selim’i ve Osmanlıyı topraklarına davet ettiler. Suriye şehirleri, kendi rızalarıyla Osmanlı idaresini seçtiğinden ahaliye bu savaş sonucunda zarar verilmedi. Abbasî halifesi; halife III. Mütevekkil, muharebe sonrasında Yavuz Sultan Selim’in yanına gelerek sultandan saygı gördü. Yavuz Sultan Selim, 28 Ağustos’ta Halep’e 27 Eylül’de de Şam’a gelerek Mısır’ın fethini gerçekleştirecek seferin hazırlıklarına başladı.

Mercidabık Muharebesi ve Sonuçları

Mercidabık’ta Osmanlı kuvvetlerinin kazandığı bu zafer, Osmanlıya dini, siyasi, askeri, iktisadi alanda pek çok fayda sağladı. Hilafetin Osmanlı Hanedanına geçme yolu bu savaş sonrasında açıldı. Doğuda Osmanlı Devletinin son rakibi konumunda olan Mısır – Memluk Devleti, ortadan kaldırılma noktasına getirildi. Suriye, Lübnan ve Filistin Osmanlı himayesine girdi. Mısır ve Arabistan Yarımadasının yolu açıldı. Güneydoğu Anadolu’nun da zaptıyla, Anadolu’da Türk birliği sağlanmış oldu.

  • 100 Bin askerin meydan muharebesi ile karşı karşıya geldiği Mercidabık Savaşı yalnızca iki saat sürdü.
  • Filistin ve Lübnan’da yaşayan Sünni olmayan şehirler, ilerleyen tarihlerde güç kullanılarak tabiiyet altına alındı.
  • Mercidabık Savaşı Akdeniz’in Türk Gölü haline geldiği sürecin başlangıcı oldu.

yavuz-sultan-selimHilafetin Osmanlılara Geçmesi

Moğol istilaları ile 1258’de Abbasiler’den Memlüklere geçen hilafet makamı, bu kez Osmanlının Memlükleri mağlup etmesi ile Osmanlı himayesine girmişti. Son Arap halife 3. Mütevekkil’in İstanbul’da hayatını sürdürmesi sonrasında kutsal emanetleri zimmetine geçirme teşebbüsü ve sürdüğü kimilerine göre ahlaksız sefahat hayatı 3. Mütevekkil’e saygıyı ortadan kaldırdı. 1520’de ise suçlamalar sonrasında hapse atıldı. Yaşanan bu çalkantılar neticesinde sahipsiz kalması mümkün olmayan hilafet makamı, ölümünden kısa bir süre önce Yavuz Sultan Selim tarafından sahiplenildi ve Osmanlı Devleti, resim olarak hilafet makamının sahibi haline geldi.