Kâbe neden kutsaldır?

kabe

Kâbe, Mekke’de bulunan ve bir küp şeklindeki ibadethaneye verilen isimdir. Peki, Kâbe neden kutsaldır? Kâbe’nin İslamiyet’teki yeri nedir?..

Kâbe, Mekke’de bulunan hemen hemen bir küp şeklinde olan bir ibadethanedir. İslam dininin en kutsal mekanı olarak kabul görür. Kâbe’nin etrafında Mescid-i Haram bulunur. Kuran-ı Kerim’de ise, Kâbe’nin İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edildiği söylenir.

Kıble, Kâbe’nin bulunduğu yöndür. Dünya üzerindeki tüm Müslümanlar, namaz kılarken kıbleye yani Kâbe’ye yönelirler. Kâbe, İslam dininin 5 temel şartı içinde de yer almaktadır. Hac vazifesini yerine getiren Müslümanlar, Kâbe’yi tavaf etmekle yükümlüdürler. Tavaf ederken, saat yönünün tersine olacak şekilde Hacerü’l-Esved köşesinden başlayarak Kâbe’nin etrafında 7 tur atılır. Hac esnasında yaklaşık olarak 6 milyon hacı toplanır ve aynı gün Kâbe’yi tavaf ederler. Tavaf sırasında dönülen her tur şavt olarak adlandırılır. Tavaf ayrıca Umre’de de yapılması gereken vazifeler arasındadır.

kabe 2Kâbe hakkında bilgiler

Kâbe’nin de içinde bulunduğu alanı çevreleyen büyük mescide “Mescid-i Haram” adı verilmektedir. Yaklaşık olarak bir küp biçiminde olan Kâbe’nin kuzeydoğu duvarı 12,63, kuzeybatı duvarı 11,03, güneydoğu duvarı 11,22 metre, güneybatı duvarı 13,10 metre ve yüksekliği 13 metredir. Kâbe, 145 metrekare bir alan üzerine kurulmuştur. Duvarlarında ise Mekke tepelerindeki granit taşlar kullanılmıştır.

Peki, Kâbe’nin içine insan girebiliyor mu? Kâbe’de yılda 2 defa temizleme töreni olur. Bu törenler esnasında Kâbe’nin anahtarını geleneksel olarak elinde tutan Beni Şeybe kabilesine mensup ve bazı seçilmiş misafirler Kâbe’ye girebilmektedir. Temizleme törenleri Ramazan ayı başlamadan önce ve Kurban Bayramı ile Hac ziyaretleri başlamadan yaklaşık 2 hafta önce gerçekleştirilir.

Yerden yüksekte bulunan kapısı nedeniyle, özel tekerlekli merdiven yardımıyla Kâbe’ye girilir. Tavanı ahşap olan Kâbe, tabanı mermer ve kireçtaşından kareler ile kaplıdır. Yerden tavana kadar duvarların yarısı mermerle kaplıdır ve üzerinde Kur’an’dan ayetler yer alır. Duvarların tavana yakın diğer yarısında ise yine Kur’an ayetleri bulunan yeşil bir bez vardır.

Kâbe’nin bölümleri nelerdir?

Hacerü’l-Esved veya Şarki köşe: Doğu köşesi.
Yemânî veya Ruknülyemânî köşe: Güney köşesi.
Irakî köşe: Kuzey köşesi.
Şâmî köşe: Batı köşesi.

Hacerü’l-Esved: Kâbe’nin doğu köşesinde bulunan kara parlak taşa verilen isimdir. Bu taşın cennetten indiğine inanılır. Kâbe’de çıkan bir yangında, bu taş ısıdan dolayı 15 parçaya bölünmüştür. Bu taşın parçaları gümüş bir çerçeve ile bir arada tutulmaktadır.

Kâbe Kapısı: Kâbe’nin doğu duvarında zeminden 2,13 metre yükseklikte yer alır.

Altın Oluk veya Mizab: Kuzey duvarı üzerinde bulunan altından yapılmış oluktur. Mekke’de yağmur çok az yağmaktadır. Yağmur sularını Kâbe’nin çatısından indirmek için Osmanlı Devleti tarafından 1627 yılında yapılmıştır.

Şâdervân: Kâbe’nin duvarlarının diplerini yağmur ve sel sularından koruma amacıyla yapılmış, mermerden koruma.

kabe 3

Hicr: “Hicru İsmail” olarak da bilinir. İsmail Duvarı ya da Hatîm adı verilen kavisli yarım daire şeklinde ve alçak duvarlarla sınırlanmış bölgeye verilen isimdir. Kâbe’nin batı duvarı önünde bulunur.

Multezem: Kâbe’nin doğu duvarında bulunan, Kâbe kapısı ile Hacerü’l-Esved arasındaki duvar kısmına verilen isim. Bazı hadislerde mübarek bir yer olduğu ve burada duaların kabul olduğu belirtilmiştir. Peygamber ile sahabelerinin burada dua ettiği söylenir.

Makam-ı İbrahim: İbrahim ve oğlu İsmail’in Kâbe’yi inşa ederken, İbrahim’in ayak izini bıraktığı bölüm.

Kâbe Örtüsü veya Kisve: Kâbe’nin üzerine örtülen siyah örtüye verilen isimdir. İpek kumaştan dokunan bu örtü, altın işlemeli hat yazılarıyla bezelidir. Üzerine Kelime-i Şehadet işlenen örtünün diğer kısımlarında Kur’an’dan ayetler vardır. Bu örtü her sene yenilenmektedir.

Cebrail Makamı: Kâbe’nin doğu duvarının önünde kapının bulunmadığı kısımda “Irakî” köşesinin hemen yanında bulunan kısım.

Geçmişten günümüze Kâbe

kabe 4

Kâbe, geçmişten günümüze birçok değişikliğe maruz kalmıştır. Tarihte birçok farklı dönemde kısmen veya tamamen yıkıldığı ve yeniden inşa edildiği de olmuştur. Kâbe’nin ilk olarak ilk insan olarak kabul edilen Adem tarafından inşa edildiğine fakat yıkıldığına ve geriye yalnızca temellerinin kaldığına inanılır. Kur’an’da İbrahim ve İsmail peygamberler tarafından yeniden inşa edildiği belirtilir.

İslamiyetten önce Kâbe’de, Pagan tanrılarına inanan Araplar tarafından yerleştirilmiş 360 adet put bulunuyordu. Putlarla birlikte İbrahim, İsmail, İsa ve Meryem figürlerinin de yer aldığı bildirilmiştir.

Hz. Muhammed döneminde Kâbe Müslümanların kontrolüne geçti. Bu dönemde Kâbe’nin içindeki putlar kaldırıldı. 630 yılında Kâbe’nin yüksekliğinin daha az olduğu düşünülür. Mekke’’nin fetih günü Hz. Muhammed’in damadı Ali’yi omuzlarına çıkarması ve Ali’nin Kâbe’nin üzerindeki putları aşağı indirip kırdığına dair hadis bu görüşün temelidir.

Kâbe, Yezid ve İbn-i Zübeyr savaşında, mancınık atışıyla yıkılmıştır. Bunun üzerine İbn-i Zübeyr, Kâbe’yi yıkıp yeniden inşa etmiştir. I. Mervan döneminde ise Kâbe eski haline çevirildi.

Kâbe’nin etrafını çeviren ve Kâbe yüksekliğini aşmayan revaklar, Osmanlı padişahı II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Planlarını ise Osmanlı’nın ünlü mimari Mimar Sinan hazırlamıştır.

Kanuni tarafından da onarılan Kâbe, beşinci onarımını I. Ahmed döneminde geçirmiştir. IV. Murad döneminde sel baskını sonucu tekrar yıkılan Kâbe, yeniden onarılmıştır.