GÖKDELEN

Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle; metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilir ve büro ve apartman olarak kullanılır.

İngiliz makine ustası Elisha Graves Otis 1852’de güvenlik tertibatı bulunan bir asansör icat edişiyle gökdelen yapımı olanaklı hale geldi ve artık yüksek binalar konforlu bir biçimde kullanılabilecekti. 1884’de William Le Baron Jenney Chicago’da dünyanın ilk gökdelenini inşa etti (şu an için bina yıkılmıştır). On kattan oluşan bu bina günümüzde gökdelen olarak nitelendirilemez ama metal iskelet yapısıyla yeni bir akım yaratmıştır.

YÜKSEKTE YAŞAMAK

1895’den sonra gökdelen inşasında liderlik New York’a geçti. Ünlü örnekler arasında Woolworth Binası (1914), Chrysler Binası (1930) ve 1960’lara kadar dünyanın en yüksek binası olan Empire State Binası (1931) sayılabilir.

SALINIM AĞIRLIĞI

Gökdelenler çok büyük ağırlıkları destekleyebilmeli (Empire State Binası 400.000 ton civarındadır) ve kuvvetli rüzgarlara direnebilmelidir. Bu nedenle; sağlam bir iskeletin varlığı çok önemlidir. Çoğu gökdelenin iskeletini çelik kirişler oluştursa da iskelet güçlendirilmiş betondan da yapılabilir. Chicago John Hancock Merkezi (1970) çapraz kirişler kullanmış ve Sears Kulesi (1974) tek bir yapı oluşturacak şekilde birbirine eklenen devasa dokuz tüpten oluşmaktadır.

YERALTI DESTEĞİ

Yüksek bina temelleri (yeraltında kalan kısım) binaların devrilmelerini engeller. Temel direkleri (beton veya metal destek direkleri) yerin içine gömülür. Londra National Westminster Kulesi’nin temeli yerin 18 metre altında bulunur, temel direkleri ise bu derinliğe ilave olarak 24 metre daha derine gömülmüştür.