Fil, hortumu sayesinde yerden bir şey alıp ağzına götürür. Filin hortumu su içmeye mahsus bir kap, yiyeceklerini toplayıcı bir el, nefes alacak bir burun, sırtına yük yükleyecek bir kol, ağırlık kaldırıcı bir vinçtir. Allahü teâlâ, fili binicilerinin faydalanacağı bir vasıta olarak yaratmış, ayrıca özel anlayış kabiliyeti de vermiştir. Bu sayede ehlileştirilip yük taşır ve harpte kullanılır…

fil-resimleri_776177

Hortum, bir filin en büyük yardımcısıdır. Fil, birbirinden farklı birçok işlemi hortumu sayesinde gerçekleştirir. Hortumundan nefes alır, yiyecekleri onunla tutarak ağzına götürür, koku alır, hatta bazen serinlemek için kendine hortumuyla su fışkırtır. Bu çok işlevli hortum, bir ağacın dalını bükebilecek kadar güçlü aynı zamanda yerden bir bozuk parayı kaldırabilecek kadar da hassastır. 1700’lü yıllarda bilim adamları fil hortumunun tek bir kas parçasından meydana geldiğini zannediyorlardı. Ancak modern araştırmalar bilim adamlarını hayrete düşürdü. İnsan vücudundaki kasların sayısı 639’u geçmezken bir fil hortumundayaklaşık 50.000 kas olduğu ortaya çıktı. Üst üste eklenmiş halkalar görünümündeki bu kaslar sayesinde fillerin hortumları mükemmel bir hareket kabiliyeti kazanmaktadır.

Kas Grupları Arasındaki Mükemmel Uyum
Hortum, iki temel kas grubundan oluşur. Çapraz bağlantılı kaslar hortumun kıvrılarak her yöne dönebilmesini sağlar. Bu kas grupları ağır hareketlerin yapılmasına imkan verir ve bir kaldıraç gibi çalışır. Bazı kas grupları ise, en hassas hareketleri mükemmel bir kontrolle yapar. Bu bölge, insan parmakları kadar hassastır. Kaslar arasındaki bu uyum sayesinde ise filler hortumlarını sorunsuz bir şekilde diledikleri yönde kullanabilirler. 

Hortumun Hayati Önemi Evrimin Geçersizliğini Gözler Önüne Sermektedir

Hortum sadece bir burun değildir. Filler için hayati bir önem taşır. Herhangi bir nedenden dolayı hortumun zarar görmesi kısa sürede filin ölümüne sebep olur. Evrim teorisini savunan çevreler, canlıların sahip oldukları özelliklerin sözde tesadüfler sonucunda, aşama aşama meydana geldiğini iddia ederler. Halbuki fil hortumu gibi kompleks bir yapı, ancak on binlerce kasın aynı anda var olmasıyla görevini yerine getirebilir. Örneğin bu kas gruplarından herhangi biri var olmasa fil, hortumunu hareket ettiremez ve kısa sürede ölür. Oysa filler milyonlarca yıldır hortumlarını rahatça kullanırlar. Canlı bedenlerindeki bu gibi tasarımlar, bize tüm canlıları yaratanın Yüce Rabbimiz olduğunu bir kez daha göstermektedir. 

Uzun süre fillerin iletişim sistemlerini inceleyen bilim adamları, fillerin birbirleriyle insanların duyamadığı ses tonları olaninfraseslerle iletişim kurduklarını belirlemiştir. Çok güçlü ancak düşük frekanslı sesler olan infrasesler, insanlar tarafındanyalnızca özel kayıt cihazlarıyla duyulabilir. Ancak filler bu özel sesler aracılığıyla uzun mesafeli bir çağrıyı uygun hava koşullarında 10 km’lik mesafelere bile duyurabilmektedirler.

Filin Hortumu Örnek Alınarak Yapılan Robot Kol

Bilim adamlarının robot kol tasarlarken en çok zorlandıkları konulardan biri kolun hareket özelliğidir. Bir robot kolun işe yarayabilmesi için, o işin gerektirdiği tüm hareketleri yapabilmesi şarttır. Doğaya baktığımızdaysa, Allah’ın doğadaki canlıların uzuvlarını, ihtiyaçlarını tam karşılayabilecek hareket kapasitesine sahip olarak yaratmış olduğunu görürüz. Bu konudaki en çarpıcı örneklerden biri de yine fillerin hortumudur.

ABD’deki Rice Üniversitesi’nde yapılan robot kol, fil hortumunun ne kadar üstün bir yapı olduğunu daha net ortaya çıkarmıştır. Fil hortumunda iskelet benzeri tek bir yapı bulunmaz. Bu özellik, hortuma büyük bir hareketlilik imkanı ve hafiflik sağlar. Buna karşın robotik kolun bir omurgası vardır. Ayrıca fil hortumu her yere yönelebilecek kadar büyük bir hareket serbestliğine sahiptir. Oysa robotik kol sahip olduğu 16 bağlantı sayesinde sadece 32 çeşit hareket yapabilir.

Tüm bunlar göstermektedir ki, filin hortumu, her özelliğiyle Allah’ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu gözler önüne seren özel bir yapıdır. Tüm canlılarda olduğu gibi Allah filleri de yaşayacakları ortama uygun olarak yaratmış ve üstün özelliklerle donatmıştır. Bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle bildirilmiştir:

“Sizin yaratılışınızda ve türetip yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir topluluk için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 4)

…Biliyor muydunuz?

Bir filin yaklaşık 5 ton ağırlığında olduğunu…

Fillerin genellikle sürü halinde dolaştıklarını ve bir sürüde yaklaşık olarak 30 fil olduğunu…

Günde ortalama 225 kg ot yediklerini ve bu rakamın 30 filden oluşan bir sürü için günde yaklaşık 7.000 kg (7 ton) ot tüketimi anlamına geldiğini…

Çok iri bir cüsseye sahip oldukları için vücutlarını serin tutmak konusunda dönem dönem zorlandıklarını, bu yüzden de serinlemek için çok büyük olan kulaklarını fan olarak kullandıklarını…

Sürünün dişi fil tarafından yönetildiğini…

24 saatlerinin 16 saatini yemek yemeye harcamak zorunda olduklarını…

Bu derece ağır olmalarına rağmen yere şaşılacak şekilde yumuşak bastıklarını ve bunun parmak kemiklerinin altında minder görevi yapan esnek bir yağ tabakası sayesinde mümkün olduğunu…

Normal bir insanın yediği yemek bedenindeki bütün işlemlerden yaklaşık 24 saatte geçerken, bu işlemin bir filde iki buçuk gün sürdüğünü…

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 18. sayı (Aralık 2005) 26. sayfada yayınlanmıştır.