Dünyada yaşayan milyonlarca küçük organizma vardır ve bu organizmaların sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Bunların içinde kendine geniş bir yer tutan küf mantarları ekmeklerimizin, peynirlerimizin, nemli kıyafetlerimizin ve daha pek çok eşyamızın küflenmesine sebep olmaktadır.

Küf oluşumunun en önemli sebebi mantarların kendi besinlerini kendilerinin üretememesi ve bu ihtiyaçlarını karşılamak için buldukları tüm besin maddelerine ve nemli eşyalara saldırmasıdır. Dolaplarımızdaki birbirinden ilginç tüm besinlerin bir müddet sonra küflendiğini ve ilginç bir koku salgıladığını görürüz. Bunun sebebi mantarların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için besin maddesini içten dışa doğru yemesidir.

Küf oluşmasının ikinci sebebi mantarların sporla çoğalması ve bunun çok hızlı bir şekilde olmasıdır. Bir ekmeği fırından sıcak sıcak almışsınızdır ve poşetin içinde terlemeye bırakmışsınızdır. Aslında sizin amacınız onun bayatlamasını engellemek ve tazeliğini korumaktır. Aslında mantarlar sıcak ortamlarda daha hızlı çoğalırlar ve bu da ekmeğinizin daha kısa bir sürede bayatlamasına ve ardından küflenmesine neden olur.

Emeklerinizin bir an önce küflenmesini istemiyorsanız bazı tedbirler almakta fayda vardır. Gün içinde yiyebileceğiniz kadar ekmek alın. Artık her market ve bakkalda ekmek rahatça bulunmaktadır. Ancak depolama yapmanız gerekiyorsa ekmeklerinizi buzluğa koyabilirsiniz. Yemeden 45 dk önce çıkarıp ısıtarak tüketebilirsiniz. Göreceksiniz, ilk günkü kadar taze olacaklar.

Eğer ekmeğiniz bayatlamışsa ve artık taze olması mümkün değilse değerlendirin ki kısa sürede küflenmesin. Köftelerde ya da çeşitli tatlılarda kullanarak bayatlamış ekmeğinizden faydalanabilirsiniz.

Küflü tarafı kesip geriye kalanı yemek zararlı mı?

Ekmek, peynir, sebze ve meyve gibi gıdaların küflü kısmını kesip kalanını yemek pek çok kişinin yaptığı bir şeydir. Peki küflenen gıdaların kalan kısmını tüketmek sağlığa zararlı mıdır ? Bu yazımızda size bu konuda bilgiler vereceğiz.

Ekmeğinizin yüzeyindeki, meyvelerinizin içerisindeki noktacıklı veya gruplar halindeki küfün arkasında aslında sandığınızdan çok daha fazlası bulunmaktadır. Genellikle yiyeceklerinizin üzerinde gördüğünüz ve “küf” olarak adlandırılan renkli kısımlar, buna neden olan mantarların üreme hücreleridir (sporlarıdır). Küfe neden olan mantarların geri kalanı ise, besinlerin içerisine doğru dallanıp saçaklanarak gider ve çıplak gözle görülmeleri çok zordur. Dolayısıyla peşinen söyleyelim : yiyeceklerinizin üzerinde gördüğünüz küf, “buzdağının sadece görünen yüzü” olduğu için, o kısmı kesip atmanız mantarlardan tamamen kurtulmuş olmanız demek değildir. Yani eğer ki böyle bir uygulama yapıyorsanız, muhtemelen bol bol küf yiyorsunuz demektir.

Uzmanlar küfün tüm besine yayıldığını ve bunun yenmesi durumunda zamanla vücudun bağışıklık sistemini çökerttiğini, iç organlarda ve karaciğerde tahribata yol açtığını söylemektedir. Ve küfün vücut üzerindeki zararı yavaş ama öldürücü olabilmektedir.

Gıdalar hazırlanırken hijyene dikkat edilmemesi, yeterince pişirilmemesi gibi yapılan dikkatsizlikler sonucu besinler vücuda yarardan çok zarar verebiliyor. Uzmanlar küflenen yiyeceğin ziyan olmasın diye atılmayıp sağlam kısmının kullanılmaya devam edilmesinin karaciğer hastalıklarına yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Ev hanımları genellikle salça, ekmek gibi gıdaların küflü kısmını atarak kalan tarafını kullanmayı tercih ediyor. Küf, ekmek üzerindeki yeşil noktalarla ya da meyvedeki kadife görünümlü beneklerle sınırlı zannedilse de ; küf gıdanın en alt kısmından başlayarak yüzeye doğru gelişir.

Buğday ve ürünleri başta olmak üzere tüm hububat ürünleri, pirinç, fındık, fıstık gibi besinlerde küflenmeyi başlatan mantarlar “aflatoksin” denilen zehri oluşturur. Etkisini hemen göstermeyen aflatoksin, zamanla vücudun bağışıklık sistemini çökerterek, iç organlar ve özellikle de karaciğerde tahribata yol açarlar.