Türkiye bulunduğu konum nedeniyle yüksek dereceli deprem bölgeleri içeren bir ülke durumundadır. Hal böyle iken her an tetikte olmamızı gerektiren bu doğa olayının neden gerçekleştiğini bilmek, onu tanımak bu doğal afetle baş etmenin birinci adımıdır.

depremden-korunma-yolları-deprem-önlemleri-630x320

Genel olarak üç çeşit deprem türü vardır :

  • Volkanik Depremler

Etki alanı en dar depremlerden biridir. Volkanik püskürmeler sonucu oluşan sarsıntılardan kaynaklanır. Ülkemizde aktif bir volkan bulunmadığı için gerçekleşme ihtimali çok düşüktür.

  • Çöküntü (Göçme ) Depremleri

Karstik bölgelerde görülür. Topraktaki minerallerin yağmur gibi etmenlerden ötürü erimesiyle toprakta boşluklar meydana gelir. Daha sonra bu boşlukların büyümesi ve  yüzeye yaklaşması çökmesine neden olur. Bu çöküntülerin oluşturduğu deprem ülkemizde karstik bölgelerin çokça bulunduğu Akdeniz bölgesinde çoğunlukla gerçekleşen bir doğa olayıdır.

  • Tektonik (Dislokasyon) Depremler

Yer kabuğundaki levhalarda meydana gelen gerilme, basınç gibi etmenler sonucu fay hatlarında etkisini en yüksek düzeyde gösteren depremlerdir. Levhaların yaklaşma, uzaklaşma, yanyana kayma hareketlerinden birini gerçekleştirmesi üzerine levha sınırları yani fay hatlarında meydana gelen doğa olaylarıdır. Alt katmanlarda meydana gelen sürtünmeler üst katmanlara yani deniz seviyesi diyebileceğimiz düzeye sismik dalgalar halinde yayılır.

En yıkıcı depremler levhaların yaklaşma hareketinden kaynaklanan bir levhanın diğerinin altına görmesi sonucu oluşan etkisi 300 km ye kadar yayılan deprem türüdür.

Bir levha hareketinin oluşması halinde bu hareket tek seferde sönümlenmez. Öncelikle öncü diyeceğimiz daha küçük çarpışmalarla kendini gösterir. Bu öncü depremlerin şiddetleri Rihter ve Mercalli ölçeklerine göre 4’ü geçmez. 4 derecenin üstü asıl deprem sayılan etkisinin hissedildiği hasar yaratan depremler sınıfına girer.

Ülkemiz fay hattında buluması sebebiyle tektonik hareketlerin en çok meydana geldiği bölgeler arasındadır. Depremlerin kaynağı olan levha hareketlerinin vaktinin ve yerinin önceden kestirilememesi nedeniyle gerek ihmal gerekse tedbirsizlikten kaynaklanan can ve mal kayıplarının yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Her ne kadar daha önce deprem geçirmiş veya fay hattında bulunan bölgelerde risk daha yüksek olsa da bu doğal afetten en az hasarla kurtulabilmek için bir deprem ülkesi olarak gereken bazı önlemler almalıyız.

Bunların başında :

  • Evlerimizi daha dayanıklı malzemeden seçmek
  • Eşyalarımızı duvarlara sabitlemek
  • Evimizin deprem sigortasını yapmak
  • Bina dayanıklılık ve hasar tespitimizi yaptırmak
  • Toplumumuzu deprem konusunda bilinçlendirmek gelmektedir.