Cumhuriyetten Önce Ve Sonra Türk Kadını

Cumhuriyetten önce çok eşlilik kadınlar arasında kabul edilemez bir durum olmasına karşın uygulanan bir durumdu. Cumhuriyetin ilanından sonra kadının yasal hakları 4 Ekim 1926 yılında kabul edilen bir kanun ile tek eşlilik, çocuklarda velayet davası ve malların dağılımında erkekler ile bir eşitlik sağlanmıştır.

1924 yılında kabul edilen bir kanun ile erkek çocuklar ve kız çocukların bir arada eğitim alması, harf inkılabı ve kılık kıyafet inkılabı ile Türk kadının bilgili, kendine güvenen ve sosyal yaşamlarını şekillendirebilen bireyler olarak yaşamaya başlaması sağlanmıştır.

Cumhuriyetten Önce Kılık Kıyafet:

Osmanlı döneminde kadınların kıyafet kullanımlarında ev ve sokak kıyafeti ayrımı bulunurdu. 16. Yy’da kullandıkları kıyafetlerde yaşmak ferace ve peçe kullanımı bulunmaktaydı. Mevsimlere göre ayrılan kışlık yünlü ve yazlık ipekli kumaşlar kullanılarak kollar ve bedenler bol önden açık yere kadar uzun kıyafetler kullanılmaktaydı. 18. Yy’ da feracelere birde yaka eklenmiş ve II. Mahmut zamanında topuklara varan bir uzunluk söz konusuydu. 19. Yy’ da aksesuarlar eklenerek şekillenmeye başlayan kıyafetler yakalarda kırma ve tek düğme ile taçlandırılmaya başlandı. Cumhuriyet dönemine ait sosyal, kültürel ve ekonomik alanda da oldukça büyük yenilikler sağlanmış ve ülke olarak ilerleme yoluna başlanmıştır. Abdülhamit döneminde başlayan kıyafet değişikliklerine son noktayı Mustafa Kemal Atatürk koymuştur. İlk çarşaf çıkartan kadın ise İsmet İnönü’ nün eşi Mevhibe hanımdır.

Cumhuriyet Sonrası Kılık Kıyafet:

Kılık kıyafet inkılabından hemen sonra kadın kıyafetlerinde inanılmaz bir değişim gerçekleşmişti. 1920’ li yıllarda batı kültürü kıyafetleri kullanılmaya başlandı.