Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız cam, nasıl bulundu?.. İlk olarak hangi uygarlık tarafından kullanıldı?..

Cam ya da sırça, saydam veya yarısaydam, genellikle sert, kırılgan olan katı bir malzemedir. Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır. Günümüzde halen basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır.

Günlük hayatımızda da camı sık sık kullanırız. Su içtiğimiz bardak, taktığımız bir kolye ucu, odamızdaki avize bile camdan olabilir. Camın bulunması çok eski tarihlere dayanmaktadır. Ancak tarih ve nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Camın yapımında temel maddeler olarak kullanılan kum, soda külü (veya potas) ve kireç, yüksek ısıda birlikte eritilir. Bu maddeler dünyanın çok yerinde fazla miktarda bulunabileceği için, cam yapımı da söz konusu çevrelerdeki ülkelerden herhangi birinde keşfedilmiş olabilir.

cam_080515Bazı kaynaklara göre bu keşfin, bugünkü Suriye’de kurulmuş olan Fenikeliler tarafından yapıldığı söylenmektedir. İddiaya göre, sözde bir geminin mürettebatı, Suriye’deki bir nehrin ağzında karaya çıkmış. Yemek pişirmek için hazırlık yaptıklarında, kaplarını desteklemek, üzerine oturtmak için taş bulamamışlar. Geminin ambarındaki güherçile (bir cins sodyum bileşimi, potasyum nitrat) kalıplarından yararlanmayı düşünmüşler. Ateş güherçileyi eritmiş, çevredeki kumla karışan eriyik sodyum bileşiği, sıvı cam halinde akmaya başlamış. Suriye’nin cam yapımında en eski bölgelerden biri olduğu bir gerçektir. İlk olup olmadığı ise bilinmemektedir. Ticaret konusunda dünyaca bilinen Fenikeliler, kendilerini “tüccar” olarak adlandırmışlar ve Akdeniz çevresindeki bütün ülkelere camdan yapılmış şeyler satmışlardır.

İlk çağlarda cam yapıldığı bilinen bir başka ülke de Mısır’dır. İsa’dan 7000 yıl önceye kadar uzanan eski Mısır mezarlarında, cam boncuklar ve süs eşyaları bulunmuştur. Ancak, bu süs eşyalarının Suriye’den gelmiş olabileceği ihtimali de bulunmaktadır. İsa’dan 1500 yıl önce Mısırlıların kendi camlarını yaptıkları bilinmektedir.

Mısırlılar dövülüp ufalanmış kuvartz taşlarını kumla karıştırır ve camın rengini değiştirirlerdi. Zamanla, bu karışıma kobalt, bakır ya da manganez katmayı da öğrenmişlerdi. Böylelikle, canlı mavi, yeşil veya mor renklerde camlar elde edebiliyorlardı. İsa’dan önce 1200 yıllarından sonra, Mısırlılar cama şekil vermeyi de öğrendiler. Fakat boruyla üflenerek camın şekillendirilmesi, Hristiyanlığın ilk dönemlerine ait bir uygulamadır.

Eski Romalıların da cam yapımında kendilerini geliştirdikleri bilinmektedir. Romalılar camdan, dekor ve süsleme unsuru olarak büyük ölçüde yararlanmışlar, duvar kaplamaları için ince cam panolar bile yapmışlardı.

Hristiyanlık döneminde, cam artık pencerelerde kullanılmaya başlamıştı. Üzerinde tarihi yazılı en eski cam, M Ö. 1551 -1527 yıllarında yaşayan Firavun Amenhotep’e ait iri bir boncuktur. Bu boncuk şimdi, İngiltere de Cboford müzesinde sergilenmektedir.