Reşat Nuri Güntekin Çalıkuşu romanı konusu, Reşat Nuri Güntekin Çalıkuşu romanı hakkında bilgiler, Reşat Nuri Güntekin Çalıkuşu kahramanları hakkında bilgiler.   

Çalıkuşu-RomanıKahramanlar

Feride: Romanın ana kahramanıdır. Anne ve babasını erken yaşta kaybetmiş, Fransız mektebinde okumuş, Anadolu’da öğretmenlik yapan İstanbul terbiyesi almış güzel genç bir kızdır. O kadar güzeldir ki Anadolu’da gittiği yerlerde ya “Gülbeşeker” diye çağrılacak ya da hiç makyaj yapmadığı halde “aşırı boyanmakla” suçlanacaktır. İçli, iradeli ve kültürlüdür. Feride birçok kişinin cesaret edemeyeceği işlerde yapardı. Meselâ her teneffüs okullarındaki ağaca tırmanır ve daldan dala atlardı. İşte bunu gören muallim ona “Bu kız insan değil çalıkuşu” diye bağırmış ve o günden sonra Feride’nin adı Çalıkuşu olarak kalmıştır.

Kamuran: Feride’nin kuzeni ayrıca nişanlısıdır. Çok kibar ve yakışıklı bir İstanbul beyefendisidir. Feride’yi aldatarak Anadolu’ya kaçmasına sebep olur.

Besime: Feride’nin teyzesi, Kamuran’ın annesidir.

Ayşe: Feride’nin Tekirdağ’da yaşayan teyzesi, Müjgan’ın annesidir.

Müjgan: Feride’nin en değer verdiği kuzenidir.

Munise: Feride’nin Anadolu’da öğretmenlik yaptığı sırada evlat edindiği kızıdır.

Hayrullah: Feride’nin Anadolu’da tanıştığı iri yarı, temiz kalpli doktordur. Feride’ye sahip çıkmak için onunla kağıt üzerinde evlenir.

Seyfettin: Feride’nin eniştesi, Kamuran’ın babası

Roman Hakkında Kısa Bilgi

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Ağırlıklı olarak Anadolu’da geçen ve arka planda Osmanlı’nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride’nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır.

1922 yılında yazıya dökülen Çalıkuşu romanında o döneme ait sosyal ve tarihi koşullar tüm çıplaklığıyla göz önüne serilmekte. Örneğin bürokrasinin yeni yeni işlerlik kazandığı o yıllarda roman kahramanı Feride de bazı bürokratik karışıklıklardan nasibini alır.

Konaklarda yaşamaya alışmış, İstanbullu genç ve güzel bir kız için Anadolu’nun köylerinde öğretmenlik yapmak ve Anadolu’da ki hayata alışmak kolay olmaz ama Kamuran’a duyduğu öfkeyle karşılaştığı zorluklardan yılmaz.

Güzelliği her görev aldığı köyde Çalıkuşunun başına dert olur, güzel ve genç bir kızın yalnız yaşaması herkesin dikkatini çeker ve kimse Feride’yi, rahat bırakmaz. Her gittiği yerde Çalıkuşunun dışında başka başka lakaplar takılır; “İpekböceği”, “gülbeşeker “ve “hatta fındık” kurdu. Feride her durumda lafını esirgemeyen cesur bir kız olmasına rağmen cahil insanlara laf anlatmaya gücü yetmez ve sürekli başka okullara tahinini ister.

Feride tahinle geldiği Kuşadası’nda Anadolu’nda ki köylerden birinde tanıştığı yaşlı bir doktorla yeniden karşılaşır doktor bir baba gibi sahip çıkar Feride’ye.

Çalıkuşu Romanının Konusu

Feride, küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmiş bir subay kızıdır. Teyzesinin korumasıyla, “Notre Dame de Sion” Fransız yatılı okulunda oku. Çok başarılı olduğu için, okulda ona “Çalıkuşu” adını takarlar.

Zamanla teyzesinin oğlu Kamuran’ı sever, nişanlanırlar. Feride, düğün günü, Kamuran’ın İsviçre’deyken Münevver adında hasta bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenir. Her şeyi yüzüstü bırakıp kaçar.

Öğretmenlik yaparak, Anadolu’nun Zeyniler köyü, Bursa, Çanakkale, İzmir Kuşadası gibi çeşitli köyü kasaba ve şehirlerinde dolaşır. Feride öğretmenliğe başlayınca bir “günlük” tutmuştur. Hayrullah Bey bu defteri bulur, okur ve saklar. Hastalanınca, Feride’ye, kendisinin ölümünden sonra, verdiği kapalı bir zarfı Kamuran’a vermesini vasiyet eder. Feride vasiyeti yerine getiri. Zarfın içinde, Hayrullah Bey’in bir mektubu ile Feride’nin “günlük”ü vardır. Kamuran, mektubu ve defteri gece sabaha kadar okur, her şeyi öğrenir, Feride’yi bir daha hiç bırakmaz, onunla evlenir.