Mahkemelerin uzmanlık alanı dışındaki konularda davaların çözümü için adalet işleyişine yardımcı olan kişi veya kurumlara verilen isme bilirkişi denir. Örneğin sahte para basımı ile alakalı bir davada davanın hakimi net bir kanıya varabilmek için delillerin bilirkişilerce incelenmesini isteyebilir. Bu noktada ülkemizde en yetkili makam TC Merkez Bankası olacaktır. TC Merkez Bankası bu örnekte bilirkişi olarak görev yapacaktır.

bilirkisi-raporu-nedir_646x340

Bu örneğimizde ise şahıslar bilirkişi konumundadır; Bir tarihi eser kaçakçılığında eserlerin incelenmesi adına hakim bilirkişiden yardım talep edebilir. Başvurulacak olan tarih profesörü ya da arkeolog bu davada bilirkişi olacaktır.

Bilirkişi Raporu Nedir?

Bilirkişi raporu ise bilgisine başvurulan kişi veya kurumun davaya konu deliller veya olay hakkındaki kanaatlerini bildirdiği rapora verilen isimdir. Yukarıda belirttiğimiz dava örneklerinde adı geçen kurum veya kişiler, davalara birebir katılarak beyanlarını sözlü olarak gerçekleştirebileceği gibi bir rapor halinde de mahkemeye sunabilir. Sunulan bu rapora bilirkişi raporu denir.

Neden Bilirkişi Raporlarına İhtiyaç Duyulur?

Kanunda bilirkişi raporlarına başvurulacak durumlar net olarak ifade edilmiştir. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (CMUK) 63.maddesinde  çözümü için özel uzmanlık isteyen hususlar veya teknik konular hakkında Cumhuriyet savcısı, davalı, davacı veya bunların avukatlarının istemleri doğrultusunda bilirkişi raporu istenebileceği ifade edilmektedir. Yine aynı madde de hakimlik mesleğinin yeterli olduğu konularda ise bilirkişi raporu istenyemeceği ifade edilmektedir.

Bilirkişi ve Bilirkişi Raporlarının Önemi

Ülkemiz kanunlarınca bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporları başlı başına birer delil olarak sayılmaktadır. Ancak hakimlerin bilirkişi raporları paralelinde karar vermediği durumlar da olabilir. Böylesi durumlarda hakim gerekçesini sunarak kararını beyan eder.