Hepimiz tarih dersinde görmüşüzdür, Emeviler milliyetçilik yapmıştır, Abbasiler daha ılımlı olmuştur, sizi Emeviler sizi vesaire vesaire… Aslında tarihte çokça anlatılan yanlış ve abartılı bilgilerden biridir ama şimdi yeri değil, onu da Emeviler ile ilgili yazımda anlatırım detaylıca, şimdilik konumuza dönelim.

Abbasi-Devleti

Abbasiler’in Türkler’le olan ilişkileri, Abbasiler’in Türkler için kurduğu şehir ve Abbasiler’in İslamiyet’e katkıları.. Abbasi Devleti tarihine kısa bir yolculuk yapalım.

750 yılında kurulup, 1258 yılında yıkılan, başkenti Bağdat olan Abbasi Devleti’nin ilk halifesi Ebu’l Abbas Abdullah’tır.

Abbasilerin en parlak devri 786-809 yılları arasında devleti yöneten Halife Harun Reşid dönemidir..

Çinlilerle Abbasiler arasında 751 yılında yapılan Talas Savaşı’nda, Türkler’in Abbasiler’i desteklemeleri, iki taraf arasındaki ilişkileri geliştirmiştir.

Türkler’e devlet yönetimi ve orduda görev vermişlerdir.

Abbasiler Türkler’in savaşçılık özelliklerini koruyabilmeleri için Araplar’la karışmalarını önlemek amacıyla Bağdat yakınlarında sadece Türkler’in yaşadığı Samarra şehrini kurmuşlardır. Anadolu ile olan sınır bölgelerine Türkler’i yerleştirmişlerdir. Böylece hem devletin sınırları korunmuş, hem de İslamiyet’in yayılması sağlanmıştır.

Abbasi Devleti halifesi Memun, Bağdat’ta Dar’ül Hikme adı verilen, bir anlamda üniversite olarak da adlandırılabilecek, çeşitli dillerden çeviriler yapılan ve araştırma faaliyetlerinde bulunulan bir akademi kurmuştur.

Yukarıda maddelendirdiğimiz tüm bu bilgilere dayanarak şunları söyleyebiliriz;

– Abbasiler, İslamiyet’i daha geniş bir coğrafyaya yaymaya çalışmışlar,
– Farklı kültürlerin birikimlerinden yararlanmışlar,
– Bilimsel çalışmalara önem vermişler,

Anadolu’da İslamiyet’in yayılmasında önemli bir rol oynayan, adeta ilim ve bilim yuvası haline gelmiş Abbasi Devleti 1258 yılında Moğollar tarafından yıkılmıştır.